Likya Caddesi’nde yürürken Kaş Antik Tiyatrosu’nun taş sıralarından yükselen serin esinti gecenin ortasında bile tenimi ürpertir. O an telefonum titrer; mesajı okur okumaz midemde bir sıcaklık yayılır. Kalabalık sokaklardan uzak, Büyük Çakıl’ın ıssız köşesine doğru yürümeye başlarım; adımlarım ağır, nefesim ise kısa ve kesik.
Setur Kaş Marina’nın ışıklarını geride bırakıp Küçük Çakıl’a indiğimde tek dileğim, o mesajı yazan kişinin nefesini ensemde hissetmek olur. Bedenim henüz dokunulmamışken bile hazırdır; her kıvrımım, her dokunuşum gizlilikle örülüdür. Kimse bilmez, kimseye söylemem; sadece ikimizin bildiği bir saat akar.
Ne kadar dayanabileceğini merak ediyorum. Senin nefesin benimkini kesecek mi?
- Yaş: 22
- Semt: Kaş
- Boy: 168
- Kilo: 52
- Müsaitlik: Akşam saatleri
- Görüşme: Otel, rezidans
